Digivisor logo
PR & İtibar

Marka İtibarı Nasıl Yönetilir? PR, Kriz ve Stratejik İletişim Rehberi

Alican Karakuş

Alican Karakuş

Kurucu & Marka Stratejisti

Son güncelleme 15 dk okuma

Marka itibarı yalnızca kriz çıktığında yönetilmez. PR, medya ilişkileri, lider iletişimi, stratejik iletişim ve kriz yönetiminin birlikte nasıl çalıştığını inceleyin.

Marka İtibarı Nasıl Yönetilir? PR, Kriz ve Stratejik İletişim Rehberi

Marka itibarı reklam kampanyalarıyla birkaç haftada oluşturulan bir algı değildir. Bir şirketin yıllar boyunca verdiği sözler, müşterilerle kurduğu ilişkiler, çalışan deneyimi, liderlerinin davranışları, basında nasıl yer aldığı ve kriz anlarında nasıl tepki verdiği zaman içerisinde aynı reputasyon sistemini oluşturur. Bu nedenle itibar yönetimi yalnızca olumsuz haber çıktığında devreye giren bir kriz hizmeti olarak görülmemelidir.

Güçlü bir itibar sistemi; PR, medya ilişkileri, kurumsal iletişim, stratejik iletişim, lider iletişimi ve kriz hazırlığını birbirinden bağımsız disiplinler olarak değil, aynı marka güveninin farklı parçaları olarak ele alır. Bu rehberde bir şirketin itibarını nasıl inşa edebileceğini, hangi riskleri önceden yönetmesi gerektiğini ve kriz anında iletişimin hangi prensiplerle yürütülmesi gerektiğini adım adım inceliyoruz.

Marka İtibarı Nedir?

Marka itibarı, bir şirketin müşteriler, çalışanlar, yatırımcılar, iş ortakları, medya ve kamuoyu tarafından zaman içerisinde nasıl değerlendirildiğinin toplamıdır. Marka algısından daha geniştir; çünkü yalnızca tüketicinin zihnindeki çağrışımları değil, şirketin güvenilirliği, davranışları, kararları ve toplumsal görünürlüğünü de kapsar.

İtibar doğrudan kontrol edilemez ancak şirketin verdiği sinyaller ve davranışlar sistemli biçimde yönetilebilir. İletişim dili, ürün kalitesi, çalışan deneyimi, liderlerin açıklamaları, müşteri şikayetlerine verilen yanıtlar ve kriz anındaki tutum aynı itibara katkıda bulunur.

İtibar, şirketin kendisi hakkında söylediklerinin değil; insanlar şirket hakkında konuşurken kullandıkları cümlelerin toplamıdır.

Marka itibarını etkileyen temel alanlar

  • Ürün ve hizmet kalitesi
  • Müşteri deneyimi
  • Marka iletişimi
  • Lider davranışları
  • Çalışan deneyimi
  • Medya görünürlüğü
  • Basın ilişkileri
  • Sosyal medya
  • Kriz yönetimi
  • Toplumsal ve kurumsal davranışlar

1. İtibar Yönetimi Kriz Çıkınca Başlamaz

İtibar yönetimini yalnızca kriz anındaki iletişim olarak görmek şirketlerin yaptığı en önemli hatalardan biridir. Kriz anında kamuoyunun şirkete ne kadar güveneceği, büyük ölçüde krizden önce oluşturulan güven sermayesine bağlıdır.

Marka uzun süredir şeffaf, tutarlı ve güvenilir bir iletişim yürütüyorsa kriz döneminde yaptığı açıklamalar daha güçlü bir zeminde karşılık bulabilir. Buna karşılık yalnızca sorun çıktığında görünür olan ve paydaşlarıyla düzenli ilişki kurmayan şirketlerin anlatısını kabul ettirmesi daha zor olabilir.

Bu nedenle İtibar Yönetimi yalnızca negatif içeriklere cevap vermek değil; şirketin güvenini uzun vadeli olarak koruyacak iletişim, izleme ve hazırlık sistemlerini oluşturmak anlamına gelir.

En etkili kriz iletişimi, krizden önce oluşturulmuş güçlü itibardır.

2. PR ve Halkla İlişkiler Marka İçin Ne Yapar?

PR, bir markanın yalnızca basın bülteni göndermesi değildir. Marka ile müşteriler, medya, çalışanlar, iş ortakları ve diğer paydaşlar arasında sürdürülebilir bir ilişki ve güven zemini oluşturmayı amaçlayan daha geniş bir iletişim disiplinidir.

Reklamda marka kendi mesajının yayınlanması için medya alanı satın alırken PR çalışmalarında hedef, markanın gerçekten haber değeri taşıyan fikirleri, gelişmeleri ve uzmanlığı üzerinden organik görünürlük elde etmesidir.

Digivisor'un PR & Halkla İlişkiler yaklaşımında marka hikayesi, medya ilişkileri, basın iletişimi, itibar ve stratejik iletişim aynı sistemin parçaları olarak değerlendirilir.

PR çalışmalarının temel kullanım alanları

  • Marka bilinirliğini desteklemek
  • Uzmanlık algısı oluşturmak
  • Medya görünürlüğü kazanmak
  • Kurumsal haberleri kamuoyuna duyurmak
  • Liderlerin görünürlüğünü geliştirmek
  • Yeni ürün veya hizmet lansmanlarını desteklemek
  • Şirketin sektör içerisindeki konumunu güçlendirmek
  • İtibar risklerini yönetmek

3. Reklam ile PR Arasındaki Fark Nedir?

Reklam ve PR aynı iletişim hedefini destekleyebilir ancak çalışma yöntemleri farklıdır. Reklam satın alınmış medya alanı üzerinden kontrol edilen mesajlar yayınlarken PR kazanılmış görünürlük, ilişkiler ve üçüncü taraf güveni üzerinden çalışır.

ReklamPR
Medya alanı satın alınırHaber değeri ve ilişkiler üzerinden görünürlük aranır
Mesaj üzerinde yüksek kontrol vardırEditoryal değerlendirme bulunabilir
Kampanya bütçesine bağlıdırİlişki ve itibar sürekliliğine dayanır
Satış ve performans hedeflerine yakın olabilirGüven ve kurumsal algıyı destekler
Marka kendisi hakkında konuşurÜçüncü tarafların markayı konuşması hedeflenebilir

En güçlü iletişim sistemlerinde reklam ve PR birbirinin alternatifi olarak değil, farklı görevleri olan tamamlayıcı kanallar olarak değerlendirilir.

4. Medya İlişkileri Nasıl Kurulmalıdır?

Medya ilişkileri gazetecilere sürekli basın bülteni göndermek değildir. Doğru medya kuruluşlarını, editörleri ve gazetecileri tanımak; hangi konularla ilgilendiklerini anlamak ve gerçekten haber değeri taşıyan bilgi sağlamak gerekir.

Markanın her gelişmesini haberleştirmeye çalışmak zaman içerisinde medya ilişkilerinin değerini azaltabilir. İyi bir medya ilişkileri sistemi, marka açısından önemli olanla kamuoyu açısından haber değeri taşıyanı birbirinden ayırabilir.

Haber değeri oluşturabilecek şirket gelişmeleri

  • Yeni yatırım veya büyüme
  • Yeni ürün ve teknoloji
  • Sektörel araştırmalar
  • Özgün veri ve raporlar
  • Önemli iş birlikleri
  • Uluslararası açılım
  • Yönetici atamaları
  • Sosyal etki projeleri
  • Sektörel görüş ve analizler
  • Önemli şirket dönüşümleri

Bu süreçlerin planlı biçimde yürütülmesi Medya İlişkileri & Basın Yönetimi kapsamında basın listelerinden medya iletişimine, röportaj fırsatlarından basın bültenlerine kadar farklı araçlarla desteklenebilir.

5. Basın Bülteni Ne Zaman Gerçekten Değerlidir?

Basın bülteni şirketin her duyurusunu haber haline getiren otomatik bir araç değildir. Bültenin medya tarafından dikkate alınabilmesi için şirket açısından önemli olmasının yanında okuyucu açısından da haber değeri taşıması gerekir.

Yeni bir ofise taşınmak şirket için önemli olabilir ancak sektör üzerinde anlamlı bir etkisi bulunmuyorsa geniş medya ilgisi oluşturmayabilir. Buna karşılık özgün araştırma verileri, önemli teknoloji yatırımları veya pazarı etkileyen yeni bir iş modeli daha yüksek haber değerine sahip olabilir.

Güçlü bir basın bülteninde bulunması gerekenler

  • Net bir haber açısı
  • Bilgilendirici başlık
  • İlk paragrafta temel gelişme
  • Doğrulanabilir veri ve bilgiler
  • Yetkili kişi görüşü
  • Sektörel bağlam
  • Şirket hakkında kısa bilgi
  • Basın iletişim bilgileri
Basın bülteni şirketin ne söylemek istediğiyle değil, medyanın ve okuyucunun neden ilgilenmesi gerektiğiyle başlamalıdır.

6. Stratejik İletişim Nedir?

Stratejik iletişim, şirketin farklı hedef kitlelere verdiği mesajları kurumsal hedefler doğrultusunda planlama sürecidir. Amaç mümkün olduğunca fazla iletişim yapmak değil, doğru mesajı doğru paydaşa doğru zamanda iletmektir.

Bir şirket müşterilerine inovasyon anlatırken çalışanlarına yalnızca maliyet baskısından söz ediyor, yatırımcılarına büyüme vurgusu yaparken kamuoyuna tamamen başka bir kimlik sunuyorsa iletişim parçalanabilir. Stratejik iletişim bu mesajların birbirini destekleyen ortak bir çerçevede toplanmasını sağlar.

Digivisor'un Stratejik İletişim Danışmanlığı yaklaşımı; paydaş analizi, mesaj mimarisi, iletişim öncelikleri ve kanal planlamasını şirketin marka ve iş hedefleriyle ilişkilendirir.

Stratejik iletişimin cevaplaması gereken sorular

  1. 1.Şirketin temel iletişim hedefi nedir?
  2. 2.Hangi paydaş grupları önceliklidir?
  3. 3.Her paydaş şirketten hangi bilgiyi bekliyor?
  4. 4.Şirket hangi ana mesajları sahiplenmek istiyor?
  5. 5.Bu mesajların kanıtları nelerdir?
  6. 6.Hangi kanallar hangi hedef kitle için kullanılmalı?
  7. 7.Hangi konular potansiyel itibar riski taşıyor?
  8. 8.İletişim performansı nasıl ölçülecek?

7. Kurumsal İletişim ile Pazarlama İletişimi Arasındaki Fark Nedir?

Pazarlama iletişimi çoğu zaman müşteri ve satış hedeflerine odaklanırken kurumsal iletişim şirketin bütün paydaşlarla kurduğu ilişkiyi kapsar. Çalışanlar, medya, yatırımcılar, iş ortakları ve kamuoyu da kurumsal iletişimin hedef kitlesi olabilir.

Bu nedenle şirket büyüdükçe yalnızca kampanyaları değil, kurumun kendisini anlatan daha geniş bir iletişim sistemine ihtiyaç duyulur.

Kurumsal İletişim çalışmaları; kurum mesajları, paydaş iletişimi, iç iletişim, medya, lider iletişimi ve itibar gibi alanların tutarlı biçimde yönetilmesine yardımcı olur.

Pazarlama İletişimiKurumsal İletişim
Müşteri ve satış ağırlıklıdırTüm paydaşları kapsayabilir
Ürün ve hizmet mesajları öne çıkarŞirketin kimliği ve davranışları öne çıkar
Kampanya bazlı olabilirUzun vadeli ilişki yönetimi gerektirir
Dönüşüm hedefleri güçlüdürGüven ve itibar hedefleri güçlüdür

8. Lider İletişimi Marka İtibarını Nasıl Etkiler?

Şirket liderleri yalnızca operasyon yöneten kişiler değildir. Özellikle kurucu, CEO ve üst düzey yöneticilerin konuşmaları, sosyal medya paylaşımları, medya röportajları ve kriz dönemindeki açıklamaları doğrudan şirket algısını etkileyebilir.

Liderin kişisel iletişim tarzı şirket markasından tamamen kopuk olduğunda veya farklı platformlarda tutarsız mesajlar verdiğinde kurumsal iletişim zayıflayabilir. Buna karşılık doğru hazırlanan lider iletişimi şirketin uzmanlık, güven ve vizyon algısını güçlendirebilir.

Yönetici mesajlarının, konuşmalarının, medya görünürlüğünün ve kamuoyu iletişiminin sistemli biçimde hazırlanması Lider İletişimi kapsamında ele alınabilir.

Lider iletişiminde hazırlık gerektiren alanlar

  • Konuşma ve sunumlar
  • Basın röportajları
  • Panel ve konferanslar
  • LinkedIn iletişimi
  • Çalışan toplantıları
  • Yatırımcı iletişimi
  • Kriz açıklamaları
  • Video mesajları
Bir liderin iletişimi yalnızca kişisel görünürlüğünü değil, temsil ettiği kurumun güvenilirliğini de etkiler.

9. Lider Görünürlüğü ile Kişisel Marka Aynı Şey midir?

Lider görünürlüğü ile kişisel marka birbiriyle kesişebilir ancak aynı kavram değildir. Kişisel marka bireyin uzun vadeli uzmanlık ve itibar alanını kapsarken lider iletişimi kişinin temsil ettiği kurum adına yaptığı iletişimin stratejik boyutunu da içerir.

Özellikle kurucu odaklı şirketlerde bu iki alan birbirine çok yakındır. Kurucunun sosyal medya üzerindeki açıklamaları, tartışmaları veya kişisel davranışları şirket markasını doğrudan etkileyebilir.

Kurucu ve CEO iletişiminde dikkat edilmesi gerekenler

  • Şirket değerleriyle kişisel söylemin uyumu
  • Uzmanlık alanının netliği
  • Medya açıklamalarında tutarlılık
  • Kriz dönemlerinde merkezi mesaj disiplini
  • Sosyal medya paylaşımlarında kurumsal risk farkındalığı
  • Çalışanlarla yapılan iletişimin dış iletişimle çelişmemesi

10. Çalışan Deneyimi Marka İtibarının Bir Parçasıdır

İtibar yalnızca müşterilerin şirket hakkında düşündüklerinden oluşmaz. Çalışanların şirketi nasıl deneyimlediği ve dışarıya nasıl anlattığı da kurumsal itibarı etkiler.

Bir şirket dışarıda insan odaklı, yenilikçi ve güçlü bir kültür anlatırken çalışan deneyimi bunun tam tersiyse uzun vadede iletişim ile gerçeklik arasında boşluk oluşur. İşveren yorumları, çalışan paylaşımları ve işe alım deneyimleri bu farkı görünür hale getirebilir.

Bu nedenle şirketin Kariyer alanı yalnızca açık pozisyonların listelendiği bir sayfa değil, kurum kültürünün ve çalışanlara sunduğu deneyimin de temas noktalarından biridir.

Çalışanların inanmadığı bir şirket hikayesini dışarıdaki hedef kitleye uzun süre inandırıcı biçimde anlatmak zordur.

11. İş İlanları da Kurumsal İletişimin Bir Parçasıdır

İş ilanları çoğu zaman yalnızca görev ve şart listesinden oluşan operasyonel içerikler olarak değerlendirilir. Oysa adayın şirketle ilk temas noktalarından biri olduğu için işveren markasının önemli bir parçasıdır.

İlanın dili, şirketin adayı nasıl gördüğünü, çalışma kültürünü ve beklentilerini yansıtır. Açık, gerçekçi ve marka diline uygun ilanlar doğru adaylarla daha güçlü bir ilk temas oluşturabilir.

Digivisor ekosistemindeki saha odaklı pozisyonlara örnek olarak HepAntalya Saha Satış Temsilcisi ilanı, şirket ve aday arasındaki ilk iletişim temas noktalarından biridir.

12. Kriz İletişimi Nedir?

Kriz iletişimi, şirketin itibarını, çalışanlarını, müşterilerini veya operasyonlarını etkileyen beklenmedik bir durumda iletişimi kontrollü biçimde yönetme sürecidir. Kriz yalnızca sosyal medyada olumsuz yorum almak değildir; ürün problemi, veri ihlali, iş kazası, yönetici açıklaması, operasyon kesintisi veya hukuki gelişme gibi çok farklı nedenlerden kaynaklanabilir.

Digivisor'un Kriz İletişimi yaklaşımında amaç yalnızca kriz sonrasında açıklama hazırlamak değil; olası senaryoları önceden belirlemek, sorumlulukları tanımlamak, mesaj sistemini hazırlamak ve kriz anında karar süresini kısaltmaktır.

Kurumsal krize dönüşebilecek durumlar

  • Ürün veya hizmet hatası
  • Müşteri güvenliğini etkileyen olay
  • Veri güvenliği problemi
  • Sosyal medyada hızla büyüyen tepki
  • Çalışan veya yönetici açıklaması
  • Operasyonel kesinti
  • İş kazası
  • Hukuki süreç
  • Yanlış bilgi veya söylenti
  • Tedarik veya hizmet problemi

13. Kriz ile Sorunu Birbirinden Ayırın

Her müşteri şikayeti veya olumsuz sosyal medya paylaşımı kriz değildir. Kriz yönetiminde en önemli becerilerden biri durumun seviyesini doğru değerlendirebilmektir.

Tek bir müşterinin hızlı biçimde çözülebilecek sorunu operasyonel müşteri hizmetleri konusu olabilir. Ancak aynı problemin çok sayıda kişiyi etkilemesi, medyanın ilgisini çekmesi veya güvenlik riski taşıması itibari krize dönüşebilir.

SorunKriz
Sınırlı etki alanıGenişleyen etki alanı
Standart süreçle çözülebilirÜst yönetim koordinasyonu gerektirebilir
Düşük kamuoyu ilgisiMedya veya sosyal medya ilgisi yükselir
Marka güvenine sınırlı etkisi vardırKurumsal itibarı etkileyebilir
Operasyon ekibi yönetebilirHukuk, iletişim ve yönetim birlikte çalışabilir

14. Kriz Çıkmadan Önce Kriz Planı Hazırlayın

Kriz sırasında ilk kez kimin konuşacağını, kimin karar vereceğini ve hangi kanalların kullanılacağını tartışmak değerli zaman kaybettirir. Bu nedenle kriz iletişimi planı olay gerçekleşmeden hazırlanmalıdır.

Temel kriz iletişim planında bulunması gerekenler

  1. 1.Olası kriz senaryolarını belirleyin.
  2. 2.Risk seviyelerini sınıflandırın.
  3. 3.Kriz ekibini ve karar vericileri tanımlayın.
  4. 4.Sözcü veya sözcüleri belirleyin.
  5. 5.İç ve dış iletişim kanallarını planlayın.
  6. 6.Temel holding statement şablonları hazırlayın.
  7. 7.Basın ve sosyal medya izleme sistemini kurun.
  8. 8.Hukuk ve iletişim onay akışını belirleyin.
  9. 9.Çalışanların kriz dönemindeki iletişim kurallarını tanımlayın.
  10. 10.Belirli aralıklarla kriz simülasyonu gerçekleştirin.
Kriz planının değeri bütün cevapları önceden bilmek değil, kriz anında kimin hangi kararı vereceğini önceden bilmektir.

15. Krizin İlk Saatlerinde Ne Yapılmalı?

Bir kriz ortaya çıktığında hız önemlidir ancak hız doğruluğun önüne geçmemelidir. İlk aşamada teyit edilmemiş bilgi paylaşmak daha büyük bir itibar problemine neden olabilir.

  1. 1.Olayın gerçekten ne olduğunu doğrulayın.
  2. 2.Etkilenen paydaşları belirleyin.
  3. 3.Güvenlik veya insan sağlığı riski varsa önce operasyonel müdahaleyi yönetin.
  4. 4.Kriz ekibini aktive edin.
  5. 5.Bilinen ve bilinmeyen bilgileri ayırın.
  6. 6.İlk mesajın içeriğini belirleyin.
  7. 7.Çalışanların farklı açıklamalar yapmasını önleyin.
  8. 8.Basın ve sosyal medya takibini başlatın.
  9. 9.Yeni bilgiler geldikçe iletişimi güncelleyin.

İlk açıklamanın bütün detayları içermesi gerekmez. Şirket olaydan haberdar olduğunu, konuyu araştırdığını ve gerekli adımları attığını açık biçimde ifade ederek bilgi boşluğunun söylentilerle dolmasını azaltabilir.

16. Krizde Sessiz Kalmak Her Zaman Doğru Strateji Değildir

Şirketlerin kriz sırasında yaptığı yaygın hatalardan biri hiçbir şey söylemeyerek konunun kendiliğinden kaybolmasını beklemektir. Bazı küçük durumlarda iletişim yapmamak doğru olabilir ancak kamuoyunun cevap beklediği büyük olaylarda uzun sessizlik bilgi boşluğu oluşturur.

Bilgi boşluğu oluştuğunda sosyal medya yorumları, söylentiler veya üçüncü taraf açıklamaları şirketin resmi anlatısının yerini alabilir. Bu nedenle iletişim yapılmaması da bilinçli bir stratejik karar olmalıdır.

Kriz sırasında iletişim yapmamak mesaj vermemek anlamına gelmez; sessizlik de hedef kitle tarafından yorumlanan bir mesajdır.

17. Kriz Açıklaması Nasıl Yazılmalıdır?

Kriz açıklamasında kurumun kendisini savunma refleksiyle hareket etmesi yerine öncelikle olaydan etkilenen insanların ihtiyaçlarını dikkate alması gerekir. Dil açık, ölçülü ve teyit edilmiş bilgilere dayanmalıdır.

Kriz açıklamasında bulunabilecek temel unsurlar

  • Olayın bilinen temel bilgileri
  • Etkilenen kişilere yönelik yaklaşım
  • Şirketin aldığı ilk önlemler
  • Araştırma veya inceleme süreci
  • Güncellemenin ne zaman ve hangi kanaldan yapılacağı
  • Gerekliyse iletişim veya destek kanalı

Kaçınılması gereken iletişim hataları

  • Doğrulanmamış bilgi paylaşmak
  • Sorumluluğu hemen başka taraflara atmak
  • Etkilenen kişilerin deneyimini küçümsemek
  • Savunmacı veya saldırgan dil kullanmak
  • Hukuki dili tek iletişim dili haline getirmek
  • Farklı yöneticilerin farklı açıklamalar yapmasına izin vermek

18. Sosyal Medya Krizleri Nasıl Yönetilmelidir?

Sosyal medya krizlerinin en önemli özelliği hızdır. Tek bir paylaşım kısa sürede yüz binlerce kişiye ulaşabilir ve markanın müdahale süresi geleneksel medyaya kıyasla çok daha kısa olabilir.

Ancak bütün olumsuz yorumlara kurumsal kriz yaklaşımıyla cevap vermek de doğru değildir. Markanın eleştiri, müşteri hizmeti problemi, organize saldırı ve gerçek kriz arasında ayrım yapabilmesi gerekir.

Sosyal medya krizinde takip edilmesi gereken sinyaller

  • Olumsuz paylaşım sayısındaki ani artış
  • Yüksek erişimli hesapların konuya dahil olması
  • Gazetecilerin konuyu paylaşması
  • Marka ismiyle olumsuz aramaların artması
  • Hashtag oluşması
  • Çalışan veya eski çalışanların tartışmaya katılması
  • Yanlış bilginin hızla yayılması
  • Müşteri hizmetleri taleplerinin artması

19. Yanlış Bilgi ve Söylentilere Nasıl Müdahale Edilmeli?

Bir marka hakkında yanlış bilgi yayılması her zaman büyük açıklama gerektirmez. Müdahalenin büyüklüğü yanlış bilginin yayılımına, kaynağına ve oluşturabileceği zarara göre belirlenmelidir.

Düşük erişimli bir yanlış bilgiye aşırı tepki göstermek, daha önce kimsenin görmediği içeriğin çok daha geniş kitlelere ulaşmasına neden olabilir. Buna karşılık ciddi güvenlik veya itibar riski taşıyan yanlış bilgiler hızlı ve açık biçimde düzeltilmelidir.

Her yanlış bilgiye aynı ses yüksekliğiyle cevap verilmez; müdahalenin büyüklüğü riskin büyüklüğüyle orantılı olmalıdır.

20. Hukuk ve İletişim Ekipleri Krizde Birlikte Çalışmalıdır

Kriz dönemlerinde hukuk ekiplerinin amacı şirketi hukuki risklerden korumak, iletişim ekiplerinin amacı ise paydaşların bilgi ve güven ihtiyacını yönetmektir. Bu iki hedef zaman zaman farklı öncelikler yaratabilir.

Yalnızca hukuki risk perspektifiyle hazırlanan açıklamalar soğuk, savunmacı veya anlaşılması zor hale gelebilir. Yalnızca iletişim kaygısıyla hazırlanan mesajlar ise hukuki açıdan gereksiz risk oluşturabilir. Bu nedenle açıklamalar iki disiplinin koordinasyonuyla hazırlanmalıdır.

21. Kriz Sonrasında İletişim Bitmez

Kriz gündemden düştüğünde iletişim çalışmasının bittiğini düşünmek başka bir yaygın hatadır. Kriz sonrasında şirketin ne öğrendiği, hangi süreçleri değiştirdiği ve benzer olayın tekrar yaşanmaması için hangi önlemleri aldığı da itibarı etkiler.

Kriz sonrasında yapılması gerekenler

  1. 1.Kriz sürecinin zaman çizelgesini çıkarın.
  2. 2.İletişim performansını değerlendirin.
  3. 3.Kamuoyu ve medya yansımalarını analiz edin.
  4. 4.Müşteri ve çalışan geri bildirimlerini inceleyin.
  5. 5.Operasyonel hataları belirleyin.
  6. 6.Kriz planını yaşanan olay üzerinden güncelleyin.
  7. 7.Gerekli durumlarda alınan önlemleri kamuoyuyla paylaşın.
  8. 8.İtibar göstergelerini uzun vadede takip edin.

22. PR Başarısı Nasıl Ölçülür?

PR performansını yalnızca çıkan haber adediyle değerlendirmek yeterli değildir. Bir markanın yüzlerce düşük değerli yayında görünmesi, hedef kitlenin takip ettiği birkaç yüksek kaliteli medya görünürlüğünden daha az etkili olabilir.

Ölçüm AlanıÖrnek KPI
Medya görünürlüğüYayın sayısı ve erişim
Medya kalitesiHedef yayınlardaki görünürlük
Mesaj başarısıAna mesajların haberde yer alma oranı
DuyguPozitif, nötr ve negatif görünürlük
Lider görünürlüğüRöportaj, konuşma ve uzman görüşleri
Dijital etkiMarka araması, trafik ve paylaşım
İtibarGüven, tercih ve algı araştırmaları

PR ölçümünde asıl amaç yalnızca ne kadar konuşulduğunu değil, markanın hangi bağlamda ve hangi mesajlarla konuşulduğunu anlamaktır.

23. Marka İtibarı ile Marka Algısı Arasındaki İlişki Nedir?

Marka algısı müşterinin marka hakkında sahip olduğu zihinsel çağrışımları ifade ederken itibar daha geniş paydaş gruplarının zaman içerisinde geliştirdiği güven ve değerlendirmeyi kapsar. İki kavram birbirinden ayrı olsa da sürekli olarak birbirini etkiler.

Bir şirket ürün tarafında güçlü marka algısına sahip olabilir ancak çalışan ilişkileri, yönetişim veya kriz yönetimi nedeniyle kurumsal itibarı zayıflayabilir. Tersine güçlü kurumsal itibara sahip bir şirket yeni ürünlerinin algısını daha hızlı güçlendirebilir.

Tüketicinin markayı hangi kavramlarla ilişkilendirdiğini anlamak için Marka Algısı Nedir? Markanız Tüketici Zihninde Nasıl Konumlanıyor? içeriğini de inceleyebilirsiniz.

24. İtibar Yönetiminde Tutarlılık Neden Kritik?

Bir şirket reklamlarında bir değer anlatırken müşteri deneyiminde, çalışan ilişkilerinde veya lider davranışlarında bunun tersini gösteriyorsa iletişim uzun vadede güven üretmez. İtibar, söylem ile davranış arasındaki tutarlılıkla güçlenir.

Bu nedenle kurumsal değerlerin yalnızca web sitesindeki birkaç kelime olmaması gerekir. Ürün kararlarından müşteri hizmetlerine, işe alımdan kriz yönetimine kadar şirketin gerçek davranışlarında karşılık bulmalıdır.

İtibar büyük sözlerden değil, aynı sözün farklı temas noktalarında tekrar tekrar kanıtlanmasından oluşur.

25. Güçlü Bir İtibar Sistemi Hangi Sırayla Kurulur?

  1. 1.Markanın mevcut itibarını ve algısını analiz edin.
  2. 2.Öncelikli paydaş gruplarını belirleyin.
  3. 3.Kurumsal iletişim hedeflerini tanımlayın.
  4. 4.Ana mesaj mimarisini oluşturun.
  5. 5.Medya ve PR stratejisini hazırlayın.
  6. 6.Lider iletişimi çerçevesini oluşturun.
  7. 7.Çalışan ve işveren marka temaslarını değerlendirin.
  8. 8.Potansiyel itibar risklerini belirleyin.
  9. 9.Kriz iletişim planı hazırlayın.
  10. 10.Medya ve sosyal medya izleme sistemini kurun.
  11. 11.İtibar göstergelerini düzenli olarak ölçün.
  12. 12.Gerçek şirket davranışları ile iletişim arasındaki tutarlılığı sürekli kontrol edin.

Digivisor PR ve İtibar Yönetimini Nasıl Ele Alıyor?

Digivisor'da PR ve iletişimi yalnızca markanın daha fazla haber çıkarması olarak değerlendirmiyoruz. Marka stratejisi, kurumsal iletişim, medya ilişkileri, lider iletişimi, itibar ve kriz yönetimini birbirini etkileyen tek bir sistem içerisinde ele alıyoruz.

İlk amaç şirketin hangi paydaşlarla hangi ilişkiyi kurması gerektiğini ve hangi mesajların bu ilişkiyi desteklediğini belirlemektir. Medya görünürlüğü ve basın çalışmaları daha sonra bu stratejinin doğru bağlamlarda görünür hale gelmesini sağlar.

Kriz yönetiminde ise iletişim yalnızca olay gerçekleştikten sonra devreye giren bir müdahale olarak görülmemelidir. Risk haritalama, kriz senaryoları, sözcü hazırlığı ve mesaj planlaması önceden yapıldığında kurum kriz anında daha hızlı, tutarlı ve güvenilir hareket edebilir.

Sık Sorulan Sorular

Marka itibarı nedir?

Marka itibarı, müşteriler, çalışanlar, medya, iş ortakları ve diğer paydaşların şirket hakkında zaman içerisinde oluşturduğu genel güven ve değerlendirmedir. Ürün kalitesinden lider davranışına, müşteri deneyiminden kriz yönetimine kadar birçok unsur itibarı etkiler.

PR ile reklam arasındaki fark nedir?

Reklamda marka medya alanı satın alarak mesajını doğrudan yayınlar. PR ise medya ilişkileri, haber değeri, uzmanlık ve üçüncü taraf görünürlüğü üzerinden güven ve itibar oluşturmaya çalışır. İki disiplin birbirini tamamlayabilir.

İtibar yönetimi yalnızca kriz zamanında mı yapılır?

Hayır. İtibar yönetimi krizden çok önce başlar. Kurumsal iletişim, müşteri deneyimi, medya ilişkileri, lider davranışları, çalışan deneyimi ve düzenli itibar ölçümü uzun vadeli itibar yönetiminin parçalarıdır.

Kriz iletişimi planı neden önceden hazırlanmalıdır?

Kriz sırasında karar süresi kısıtlıdır. Kimlerin karar vereceği, şirket adına kimin konuşacağı, hangi kanalların kullanılacağı ve onay süreçlerinin nasıl işleyeceği önceden belirlendiğinde kurum daha hızlı ve tutarlı hareket edebilir.

Kriz sırasında şirket hemen açıklama yapmalı mı?

Duruma göre değişir. Hız önemlidir ancak yanlış veya doğrulanmamış bilgi vermek daha büyük sorun yaratabilir. Kamuoyunun cevap beklediği durumlarda şirket doğrulanmış bilgilerle ilk açıklamayı yapabilir ve yeni bilgiler geldikçe güncelleme sağlayabilir.

Lider iletişimi şirket itibarını etkiler mi?

Evet. CEO, kurucu ve üst düzey yöneticilerin medya açıklamaları, sosyal medya kullanımı, konuşmaları ve kriz dönemindeki davranışları doğrudan kurum algısını etkileyebilir. Bu nedenle lider iletişiminin şirketin marka ve kurumsal iletişim stratejisiyle uyumlu olması önemlidir.

Bunu markanız için konuşalım mı?

Aklınızdaki fikri birlikte bir yol haritasına çevirelim.

Bize ulaşın